Ankara Yara İzi Giderme Ankara - Estetik Cerrah Ankara
estetik cerrah ankara
Yara İzi Giderme




Estetik cerrahide hastalarımız bize başvurduğunda “dikiş izinin kalmayacağı” düşünülür ve her ameliyatımız “izsiz” iyileştiği kanısı yerleşmiştir. Oysa bu YANLIŞ’ tır. Estetik cerrahın da yaptığı ameliyatın (eğer bir kesi yapıldıysa) izi kalır. Ancak bu “İZ” in şekli değişiktir. Ne demek istiyorum? Biz plastik cerrahide bazı temel kurallara uyarız. Bunlar şu şekilde sıralanabilir:

1- Mümkünse “KESİ YAPMADAN” müdahale etmek, ameliyatsız estetik uygulamalar: iğne ile yapılanlar (botox, dolgu, askı dikiş teknikleri, yağ enjeksiyonları, hatta liposakşın “yağ alma”). Bu müdahalelerde hiçbir iz kalmaz. Ancak her hastaya uygun değildir.
2- Eğer kesi yapılacaksa mümkün olan “EN KISA KESİ” yapılmaya çalışılır. ( Meme silikon ameliyatında meme başından yapılan kısa kesiden silikon yerleştirilir)
3- Yine kesi yapılacaksa eğer mümkünse “VÜCUDUN GÖZLE GÖRÜNMEYEN” bölgesinden kesi yapılması (Estetik burun ameliyatında “rinoplasti” burun deliklerinin iç kısmından kesi yapılması, silikon ameliyatında koltuk altı veya göbek deliğinden silikonun takılması gibi)
4- Eğer bu da mümkün değilse en azından “DOĞAL VÜCUT ÇİZGİLERİNİN ARASINDAN” kesi yapılması (Silikon ameliyatında meme altı katlantıdan kesi yapmak, karın germe “abdominoplasti” ameliyatında sezeryen yapılan bölgedeki katlantıdan kesmek, yüz bölgesinde ve alındaki kırışıklıkların üzerinden, aynı yönde kesmek sayılabilir)
5- Bunların hiçbirisine uymayan bir bölgede ameliyat yapılacaksa estetik cerrahın dikkat ettiği diğer noktalar şunlardır:
a. Kol, bacak gibi hareketli ve gergin bölgelerde ekstremitenin boyuna kesi yapılması (enine kesmek gerginliği artırır ve iz fazla kalır)
b. Yine mümkünse tek düz kesi yapılmadan zig-zag küçük kesilerle (W-plasty) yara gerilimini en aza indirmek (özellikle kol ve bacak dikişlerinde)
c. Eğer saçlı deride bir ameliyat yapılacaksa diğer saç köklerini zedelememek için saç yönünde kesi yapmak
d. Çok iyi ciltaltı dikişler kullanarak (gizli dikişler, derinin içinde kalan eriyen dikişler) cilde düşen yara gerilimini azaltmak, bu sayede eğer cilt dikişi atılacaksa bu dikişi erken sürede almak


Kabul edilebilir bir skar (yara izi)

• Deri kırışıklıklarının içinde veya parelel olmalı
• Kontur irregülaritesi olmamalı (düzgün olmalı)
• Aşırı pigmentasyon göstermemeli (koyu veya açık renkli olmamalı)
• Komşu yapılarda distorsiyon veya kontraktür olmamalı (etrafında çekinti, büzülme yaratmamalı)

Skar revizyonunda (yara izi düzeltilmesi) amaç

• Skar tansiyon çizgilerine parelel değilse parelel hale getirmek
• Skarın genişliğini azaltmak
• Komşu anatomik yapılarda distorsiyon varsa düzeltmek
• Yüzey düzensizliğini gidermek
• Pigmentasyonu düzeltmek

Skar revizyonunda dikkat edilmesi gerekenler

• Yaralanmadan sonra geçen süre (Revizyondan önce 6-12 ay geçmesi lazım. Çünkü yara iyileşmesi 1 yıla kadar devam eder ve yaranın son hali 1 yılda belli olur)
• Lokalizasyon (Doğal bir kırışıklığa saklanabilecek yerde mi? )
• Hastanın yaşı
• Irksal özellikler önemli
• Daha önce var olan skarları (Estetik bir girişim yapmadan önce kişiye ne ölçüde faydamızın dokunacağını, o kişinin muhtelif yerlerindeki daha önceki yara izlerine bakarak yorum yapabiliriz, bu sayede hastanın karar vermesi kolaylaşır)
• Skarın natürü (Mevcut olan iz ne kadar kötü, kısa-uzun olması, geniş alanı işgal etmesi (yanık gibi) estetik cerrahı zorlayan faktörlerdir.

Skar revizyonu teknikleri

• Eliptik eksizyon ( İzin etrafından kesilerek estetik dikişlerle tekrar dikilmesi)

• Z-plasti (Bu iz gerginlik yaratan bölgede ise (yanığa bağlı kolun tam açılmaması, derinin germesi gibi) Z şeklinde bir kesi yaparak bu gerginlikten hastayı kurtarırız.

• W-plasti (Özellikle el, kol, bacak gibi gergin bmlgelerde olmakla birlikte bazen yüz bölgesinde de kullandığımız bir teknik olup düz bir izi W şeklinde küçük küçük V’ler şeklinde keserek izi zig-zag halinde dikeriz. Bu bize ne sağlar? Düz bir keside yara kenarlarına düşen gerilme kuvveti çoktur. Ama küçük küçük farklı yönlerdeki kesilere düşen gerilme kuvveti düşük olur. Şunu unutmamak gereki ki “BİR YARADA GERİLME KUVVETİ NE KADAR AZ İSE YARA İZİ O KADAR AZ KALIR” . Bu nedenle estetik dikişlerdeki “TEMEL KURAL; GERİLİMİ EN AZA İNDİRMEKTİR” . Vücudumuzda gerginliğin en az olduğu bölgeler ( göz kapakları, ağız içi mukoza, nispeten yüz derisi) en az yara izi ile iyileşir.

• Greft-flep: Bazen çok geniş alanlarda ciltten kabarık veya çukur kötü izler vardır (trafik kazası sonucu doku kayıpları, yanıklar). Bu durumda “DOKU NAKLİ” yaparız. Kötü olan dokular kesilerek çıkarılır ve vücudun yakın bölgesinden bir doku o bölgeye kaydırılırsa (FLEP) denir. Bazen yakın bölgedeki dokular yetersiz olur ve uzak bölgeden doku nakli yapılır. (SERBEST FLEP veya GREFT olarak adlandırılan ameliyatlar)

• Dermabrazyon: Skarlı bölgenin özel bir “ZIMPARA BENZERİ ALET” ile kat kat soyulması, alttaki yeni derinin ortaya çıkarılması işlemidir. Uygun hastalarda sonuçları oldukça yüz güldürücüdür. Güneşten korunmak son derece önemlidir, genelde yaz dönemi uygulanmaz.

• Expansiyon: Skarlı bölge yanlarındaki deri altına, sağlam alanların altına özel “BALONLAR” (ekspander) yerleştirerek o bölge yakınındaki derinin genişletilip kötü olan deri çıkarıldıktan sonra bu genişlemiş deriler ile örtülmesi işlemidir. Özellikle saçlı deri kayıplarındaki kel olan alanların kapatılmasında oldukça başarılı bir yöntem olup vucudun diğer alanlarında da kullanılmaktadır.

• Lazer: Farklı lazer tipleri farklı teknikler ile skarları daha az görünür hale getirebilir. Burada lazerin tipi, skarın tip , cildin rengi gibi farklı bileşenler vardır. Her yara izi “LAZER İLE TEDAVİ” edilemez. Lazerler bazen skarın rengini koyulaştırarak cilde yakın bir renk kazanmasını sağlar, bazen olan skarı küçültür, bazen “dermabrazyon” dediğimiz cildi “soyarak” fayda sağlar. Bu nedenle hastaya göre karar vermek gerekir.


Skar rezizyonunu kötü yönde etkileyen faktörler

• Hematom (Kan birikmesi)
• Enfeksiyon
• Hiperpigmentasyon (koyu renkli olması)
• Yaranın açılması (dehiscence) efeksiyona bağlı olabilir, kötü dikiş tekniğine bağlı olabilir

Hipertrofik skar ve keloid
Bu durum genellikle ameliyattan sonra belirli bir süreden sonra önce kaşıntı ve ameliyat yerinde kızarıklıkla başlayan , zamanla ameliyat izinde kabarma ile sonuçlanan bir durumdur. Vücudun yara iyileşmesine verdiği “ABARTILI YARA İYİLEŞMESİ” halidir. Atılan dikiş tekniği veya cerrah ile yakından uzaktan ilgisi olmayan , tamamen “KİŞİSEL” faktörlere bağlı bir durumdur. İkisi birbirinden yapı olarak farklı ama benzer tablolardır. Farklılıklar şu şekildedir:

• Hipertrofik skar orijinal skar sınırları içinde kalır ve yaralanmadan sonra haftalar içinde gelişir.
• Keloid orijinal skar sınırlarını aşar ve yaralanmadan 1 yıl sonra ortaya çıkar
• Kollajen sentezi keloidde normalden 20 kat, hipertofik skarda normalden 3 kat fazladır
• Kollajenaz aktivitesi keloidde normalden 14 kat, hipertrofik skarda 4 kat fazladır

Peki kabarmış bir yara izi ile hasta geldiğinde ne yapacağız?

1- Öncelikle bu durumun doğal seyrini hastaya anlatmak gerekir
2- Detaylı bir fizik muayene ve öykü alınmalıdır (Temelde bu durumun tedavisi cerrahi değildir. Hatta cerrahi olarak çıkarılıp estetik dikilirse eskisinden daha kötü hal alabilir. Ancak bazı özel durumlarda tedavide cerrahinin yeri vardır. Bunlar ; geç iyileşmiş, kendi halinde çok uzun sürede iyileşmiş yanık ve yaralardır. Bunlarda bu kısım çıkarılıp greft (deri nakli) yapılırsa sonuçlar iyi olabilir). Bu kısıtlı durum dışında tedavi şu şekilde planlanır:

• Fiziksel (Basınç: Sürekli olarak skar üzerine uygulanan baskı bu durumu gerilettiği gösterilmiştir. Bu tedavide silikon tabakalar “deri üzerine yapıştırılan özel silikon tabakalar” ile uygulanabildiği gibi sürekli uygulanan masaj ile de fayda sağlanmaktadır. Ayrıca “baskılı elbiseler” de bu basıncı sağlamada kullanılır. Tarihte radyoterapi (ışın tedavisi) de kullanılmıştır, ancak sonraki yıllarda deri kanseri geliştirme riski olduğu için artık kullanmıyoruz.
• Ayrıca bir takım ilaçlar da halen uygulanmaktadır. Bunlar ( kortikosteroid (kortizonlu iğneler) , penicilamin, retinoik asit (A-vitamini), silikon jel, antineoplastik ilaçlar, interferon) olarak sayılabilir.
Bazen yukarıdaki tedavi protokolleri bir arada da uygulanabilir. Bu tedavi seçiminde hastaya göre seçim yapılır

Ankara'da Yara İzi Giderme Yapan Estetik Cerrahlar
Prof. Dr. Ali Naki SELMANPAKOĞLU

Tel:   0312 416 50 50

Adres:

AKAY HASTANESİ
Akay caddesi Büklüm Sokak No:4 Kavaklıdere/ANKARA 06660

Prof. Dr. Kutlu SEVİN

Tel:   0 312 595 62 42

Adres:

Muayenehane: 
Filistin sokak 9/8 Gaziosmanpaşa - Ankara

Hastahane:
Ankara Tıp Fakültes i- Estetik Plastik Cerrahi Kliniği 06340 Cebeci - Ankara

Ferruh BİNGÜL

Tel:   0 312 446 47 50

Adres:

Uğur Mumcu Cad 80/3 Gaziosmanpaşa / ANKARA

HAKKIMIZDA

EstetikCerrahAnkara.com sitesi Ankara bölgesindeki estetik cerrahların tanıtımını yapan bir rehberdir. Doktorlar hakkında bilgileri, nerede çalıştıkları ve iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.

REHBERE KAYIT

EstetikCerrahAnkara.com sitesine kayıt olmak isteyen doktorlar kkalgidim@gmail.com adresine email atarak iletişime geçebilirler. Kayıt ücreti tek seferlik alınır :150 TL